18 Ağustos 2011 Perşembe

Tümer Metin Kerkyra'da

 3.5 yıldır Yunanistan'ın Larissa takımında top koşturan Tümer Metin aynı ligte yer alan Kerkyra takımıyla 1 yıllık sözleşme imzaladı.  Önce Samsunspor daha sonra da Beşiktaş'ta birlikte oynadıkları İlhan Mansız'la seyir zevki veren ender futbolculardandı. Beşiktaş'tan Fenerbahçe'ye olaylı transferinden sonra kısa sürede futboluyla Fenerbahçelilerin de gözdesi oldu. Zico döneminde takıma büyük katkı yapmıştı Az Alkmaar maçlarında attığı jeneriklik goller hala akıllarda..Şanssızlığı sonraki sezon Aragones'in Fenerbahçe'ye gelmesiydi. O dönem Fenerbahçe'de Aragones yerine doğru düzgün bir teknik adam olsaydı Tümer Metin'i de Burak Yılmaz'ı da yazık etmezdi. Hal böyle olunca askerlik probleminin de etkisiyle Larissa'ya transfer oldu. Attığı gollerle orda da taraftarların gönlünü fethetti. Şimdi 37 yaşındaki yıldız acaba Türkiye'ye döner mi diye düşünürken Kerkyra'ya transfer oldu. Saha içindeki ve dışındaki karizmasıyla duruşuyla konuşmasıyla düşünce tarzıyla gerçekten adam gibi adam ve büyük oyuncudur Tümer Metin umarım yeni sezonda da her zamanki gibi başarılı olur.




3 Ağustos 2011 Çarşamba

Mirko Vucinic Juventus'ta

Roma'nın Karadağlı golcüsü Vucinic Juventus'a transfer oldu. 3 sezondur Roma'da 10 golün üzerinde oynuyor. Juventus için harika bir transfer. Zor gollerin adamıdır. Aynı zamanda forvet hattı yaşlı olan Juventus'a seriliği ile güç katacak tek başına maç kazandıran bir oyuncu. Efsane Del Piero'nun paslarıyla besleneceğini de düşünürsek bu sezon daha çok gol atacaktır. Beklerini Ziegler ve Lichtstenier, orta sahasını Pirlo ile takviye eden Vucinic'le iyice iddialı konuma geldi. Teknik direktörlüğe getirdikleri camianın çocuğu Antonio Conte'nin bu transferlerden sonra Juventus'u eski parlak günlerine döndürmek boynunun borcu..

Beşiktaşlılık Duruşu Bu Mu?

Beşiktaş dün sürpriz bir kararla teknik direktörlüğe ''vekaleten'' Portekizli Carlos Carvalhal'ı getirdi. Sürekli Beşiktaşlılık duruşundan bahsedilen dönemde böyle bir karar alınması büyük çelişki. Allah aşkına Beşiktaş camiasında hoca mı yok madem Tayfur Havutçu'nun kısa zamanda aklanacağına inanıyorsunuz, bu süreçte takımı tanımayan yabancı antrenör getirmek Beşiktaşlılık duruşuyla ne derece örtüşüyor acaba? Bu kararın göstergesi Beşiktaş'ın yabancı futbolcularının oyuncağı haline gelmesidir. Aman bunların dilinden anlayan bunlarla iyi geçinen bir hoca olsun da ne olursa olsun gibi bir düşünce var. Carvalhal ülkesinde pek tutulan bir hoca değil kariyer olarak da önemli bir geçmişi yok. Ayrıca teknik direktörlük yapan bir adamın yurtdışına yardımcı antrenör sıfatıyla gitmesi hiç de mantıklı değil. Yarın bir gün teknik direktör olarak devam edecek derlerse kimse şaşırmasın. Beşiktaş camiasında Tayfur Havutçu'nun bu özel durumunda görev alabilecek onlarca isim varken Portekizlilere yaranmak için Carvalhal'ın getirilmesinden sonra yönetim Beşiktaşlılık duruşundan falan bahsetmesin. İbrahim Üzülmez'e yapılan veda basın toplantısında olduğu gibi yönetimin tavrı yine samimiyetsiz ve inandırıcılıktan çok uzak.

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Türkiye'nin 2014 Dünya Kupası Eleme Grubu


A milli takımımızın Brezilya 2014'e katılma mücadelesi vereceği takımlar belli oldu. D grubunda Hollanda, Macaristan, Romanya, Estonya ve Andorra'yla eşleştik. Hollanda tabiki grubun favorisi ama bizle yapacakları maçlarda onları favori olarak görmememiz gerekir. Milli takım eskiden beri kendinden güçlü ekiplere karşı ekstra motivasyonla daha iyi maçlar çıkarıyor. Bizim en büyük sorunumuz rahat alırız dediğimiz maçlarda puan kaybetmemiz. Son örneği Azerbaycan maçıdır. Yine aynı hataları yapmazsak Hollanda maçlarında puan kaybetsek bile 2014 hedefimize ulaşırız.
Rakiplere ayrı ayrı bakacak olursak Marwjik elinde çok teknik oyuncular olsa da Hollanda'ya oldukça sert bir futbol oynatıyor. 2010'da Brezilya'yı döve döve elediler. Finalde İspanya'ya karşı oynadıkları anti-futbol da büyük tepki toplamıştı. Kalecileri Stekelenburg iyi kaleci ama defansları çok iyi değil. Van Persie, Huntelaar gibi forvetleri var ama en çok sivrilen tek başına maç kazandırabilen iki isim tabiki Sneijder ve Robben.

 Macaristan'da yeni yeni forma şansı bulan sağ bek Pal Lazar'ı bu yıl Samsunspor formasıyla izleyeceğiz. Takımın en büyük silahı Psv'den Anzhi'ye transfer olan sol kanat oyuncusu Balazs Dzsudzsak , forvette Genoa'lı Rudolf, defansta Anderlecht'li Juhasz, orta sahada Sampdoria'dan Vladimir Koman da takımın öne çıkan oyuncuları. Asla hafife alınmaması gereken ancak bizim iki maçta da yenmemiz gereken bir takım.

Romanya'da kaleyi Pantilimon koruyor. Sol bekte Shaktar'dan Razvan Rat, sağ bekte Porto'dan Sapunaru defansta Galatasaray'dan hatırladığımız Gabriel Tamas, Sağ açıkta Dinamo Bükreş'ten Gabriel Torje, forvette Schalke'ye transfer olan Ciprian Marica ve Galatasaraylı Bogdan Stancu Romanya'nın diğer önemli oyuncuları.Özellikle Stancu Romanya'da çok şey beklenen oyunculardan biri ama Fatih Terim Galatasaray'ında fazla şans bulması zor gözüküyor. Tabi bir de meşhur Mutu var Cesena'da eski formunu yakalarsa elemelerde o da kadroya girecektir.

Fifa dünya sıralamasında Estonya 79. Andorra ise 203. sırada ve bu maçlarda puan kaybetme ihtimalimizi düşünmek dahi istemiyorum.

Rakipler bir yana esas iş bizde bitiyor. Hiddink oyuncu seçimlerini ezberden yapmaya devam ederse yine hüsrana uğrarız. Belki bu sefer bir sürpriz yapar süper ligi iyi takip edip formda oyuncuları seçer.

29 Temmuz 2011 Cuma

Frey Genoa'da


Fiortenina'nin Fransız kalecisi Sebastien Frey Genoa'ya 5 yıllık imza atti. Hakettiği değeri bulamayan sağlam kaleciler ekolündendir. Inter gibi büyük bir takımda oynamışlığı var ancak o seneki toplama kadronun dağıtılmasından nasibini almıştı önünde sürekli değişen defans hattına inat sergiledigi iyi performansa rağmen. Fransa milli takımı da değerlendiremedi Frey'i yalnızca iki kez a milli formayı giydi. Genoa transferde akıllı takımdir iyi kaleciyi hemen takıma kazandırmışlar. Futbolda atanla tutan adam iyi olacak derler ya Genoa tutanı buldu atanı da bulursa geçen seneden daha üst sıraları zorlar.

28 Temmuz 2011 Perşembe

Bye Bye Emenike

Fenerbahçe sezon başında Kardemir Karabükspor'dan 9 milyon euroya transfer ettiği Emmanuel Emenike'yi 10 milyon euro karşılığında Spartak Moskova'ya verdi.
Emenike bizim medyamızda dünyanın haberinin olmadığı bir dünya yıldızı olarak lanse edildi hep. Oysa maçlarını izlediğimizde öne çıkan özelliği çok güçlü bir fiziği olmasıydı. Bunun dışında ne gol vuruşu ne pozisyon alması ne de oyun zekası olarak üst düzey bir futbolcu görüntüsü vermedi. Anadolu takımları için oldukça iyi sayılabilecek bir kontraatak golcüsü ama büyük takımlarda özellikle de Fenerbahçe'de oynamak başka bir şey. Kezman gibi Guiza gibi Anelka gibi uluslararası düzeyde kendini kabul ettirmiş futbolcuların bile beklentinin altında kaldığı bir takımda özellikle de şampiyonlar liginde çok silik kalacaktı ve kendisine ödenen 9 milyon euroya Avrupa standartlarında çok iyi oyuncular transfer edilebilirdi. Fenerbahçe geç de olsa bu yanlışından döndü. 10 milyon euro iyi rakam Emenike bu fiyatlara ancak rus liginde oynar zaten. Transferin altında Fenerbahçe'nin küme düşürüleceği yüzünden yabancıları elden çıkardığı dedikoduları dolaşsa da bence en büyük etken hem şike soruşturması dolayısıyla oyuncu ve kulüp üzerinde varolan ve ileride de yükselebilecek psikolojik baskı hem de Spartak Moskova'nın teklifinin cezbediciliği. Belki de hatasını anladı Fenerbahçe yönetimi. Aslında Niang'ı da Katar'a yüksek fiyattan verip iki iyi forvet alsalar çok akıllıca olur. Mesela Artem Milevsky ve Alberto Paloschi..

5 Haziran 2011 Pazar

Ersan Gülüm Besiktas'ta

Gecen sene kiralik geldigi Besiktas'ta formayi kapan ve milli takima kadar yukselen Ersan Gulum, bonservisiyle birlikte Besiktas'in oyuncusu oldu. Adanaspor ve Besiktas 4 milyon euro'ya anlastilar. Gectigimiz sezonun en gozde stoperi oldugunu ve genc yasini dusununce 4 milyon euro oldukca makul bir rakam. Ozellikle devreye Galatasaray'in da girmesi Adanaspor'la Fatih Terim'in yakin dostlugu transferde on plana ciksa da Ersan israrla Besiktas'ta oynamak istedigini yoksa Adanaspor'a donecegini aciklamisti. Sozunun eri oldugunu da Besiktas'a giderek gosterdi. Galatasaray'in Ersan'a daha cok ihtiyaci vardi ve bu transfer onlar icin buyuk bi kayip oldu, Besiktas icin ise onemli bir kazanc ozellikle de iyi yerli stoper bulmada sikinti yasanan bu donemde uzun vadede rahat edecekler.

30 Mayıs 2011 Pazartesi

George Best

"In 1969 I gave up women and alcohol. It was the worst 20 minutes of my life."



“Eğer bana üç kişiyi çalımlayıp 35 metreden Liverpool'a nefis bir gol atıp tribünleri ayağa kaldırmak mı, yoksa dünya güzelini yatağa atmak mı diye sorsanız karar vermesi çok zor olurdu. Şanslı biri olarak her ikisini de yaptım. Ama birini 50 bin kişinin gözleri önünde.''


''Çok fazla param var ve ben paramı alkole, kızlara ve hızlı arabalara harcıyorum, geride kalanı da saçıp savuruyorum.''



''Yedi tane Dünya Güzeli ile birlikte olduğumu söylüyorlar. Bu yanlış, sadece dört tanesiyle birlikte oldum.''

 
-Muhabir: Maça en yakın ne zaman seks yaptın?
-Best: Devre arası sayılır mı?

 Karaciğer naklinden sonra doktoru:
-George bundan sonra içki ve sigara kesinlikle ama kesinlikle yasak.
 Best:
-O zaman niye bu kadar ameliyatla, nakille, ızdırapla, neden bunlarla uğraştırdın ki beni?


 ''Eğer biraz çirkin olsaydım Pele'nin adı bile hatırlanmazdı.''



 ''Futbol oynamayı değil yaşamayı seviyorum.''

Şampiyon Orduspor


Mersin İdman Yurdu ve Samsunspor'dan sonra süper lige yükselen 3. takım Gaziantep Büyükşehir Belediye'yi Ahmet Kuru'nun golüyle 1-0 yenen Orduspor oldu.

Dile kolay tam 26 yıldır takımı süper ligten uzak kalan şehir hayallerine kavuştu. Sezona Uğur Tütüneker'le başlayan Orduspor kazanması şart olan maçlarda hayalkırıklığından öteye gidemiyordu. Metin Diyadin'in gelişi de beklenilen etkiyi hemen gösterememişti. Ancak ligin son iki haftasında alınan galibiyetler ve play-off'ta gösterilen performansla Orduspor süper lige son bileti de almayı başardı. Uzun süre sakat olan Galatasaray altayapısından yetişme İrfan Başaran'ın son maçlardaki oyunu bu çıkışı tetikleyen unsurlardan biri. Eski Antalyasporlu Ahmet Kuru'nun da sezon boyu yaşanan gol atma sıkıntısını geç de olsa son maçlarda gidermesinin takımın süper lige çıkmasında önemli rolü var. Tabii sezon içinde genelde kulübeden gelip attığı gollerle birçok puan kazandıran Mehmet Ayaz da unutulmamalı.

Büyük taraftar desteği olan şehir takımlarımızın süper ligte olması çok güzel. Mersin ve Samsun'dan sonra Ordu'nun da gelişiyle seneye deplasmanlarda daha renkli görüntüler izleyeceğimiz kesin.

Şampiyon Orduspor süper lige hoş geldin!

Transfer Sezonu

Transfer sezonu başladı. Kulüpler bir bir anlaştıkları oyuncuları açıklıyorlar. Bu yılın öncekilerden farkı 3 büyüklerin elini çabuk tutması oldu. Eskiden kamplar biter transferler ancak takıma katılırdı. Bu yıl ise kampa tam takım gitme düşüncesinin hakim olduğunu görmek sevindirici.



Beşiktaş, Trabzon'la sözleşme uzatmayan Egemen Korkmaz'ı aldı. Birinci sınıf bir stoper olmasa da Türkiye çapında iyi bir alternatife sahip oldular. Gençlerbirliği'nin forveti Mustafa Pektemek'i 4milyon euro + Ali Kuçik karşılığında transfer ettiler. Pektemek birkaç yıldır adından söz ettiren yetenekli bir oyuncu ancak 11'de ne kadar şans bulabilecek orası soru işareti..Ali Kuçik ikinci yarı Buca'daki performansıyla aslında kolay gözden çıkarılacak bir oyuncu olmadığını gösterdi, Gençlerbirliği'nde başarılı olabilir. Bunların yanında Rapid Vien'den Veli Kavlak ve Tanju Kayhan, Leverkusen'den ise Burak Kaplan alındı. bu 3 transfer kadro şişkinliği yaratacak gibi duruyor, gereklilikleri tartışılır.



Fenerbahçe, Karabük'ten Emenike'yi 9 milyon euro karşılığında transfer etti. Emenike'yi basın sezon boyunca fazla abarttı. Şampiyonlar liginde oynayacak bir takım böyle yüksek bir bedeli gözden çıkarmışken neden avrupa çapında bir forvet almadı anlamak çok güç. Gençlerbirliği'nden Orhan Şam 3.5 milyon euro karşılığında alındı. Sağ bek olarak adı geçse de esas mevkiisi stoper defans için iyi bir takviye. Kayseri'nin milli stoperi Serdar Kesimal de Fenerbahçeli oldu. Serdar bu seneki performansıyla öne çıkan defanslardan biriydi, faydalı olacaktır.



Galatasaray, teknik direktörlüğe Fatih Terim'i getirerek transfer piyasasına hızlı giriş yaptı. Selçuk İnan'ı bonservis ödemeden transfer ettiler. Trabzonspor'u Burak Yılmaz'la birlikte zirveye taşıyan Selçuk milli takımda da düzenli oynamaya başladı her şeyden de öte Galatasaray'ın ihtiyacı olan bölgenin oyuncusu olması bu transferi önemli kılıyor. Forvete geçen sezon Bolton'da oynayan İsveçli Elmander'i aldılar. Kariyerine bakıldığında fazla gol atmış olmasa da İngiltere liginde düzenli oynamış, fiziği güçlü bir oyuncu olduğu için Türkiye'de eskiye nazaran daha çok gol atması sürpriz olmayacak.